6 Kasım 2015 Cuma

Oona Kivela ve Pole


Ve tabii ki de en sevdiğim insanlardan biri Oona Kivela!
Evrimle ilgili bir kitapta okumuştum. Acaba hangisiydi? Her ne kadar kaplanlar ve ayılar çok güçlü, filler uzun ömürlü olsa da sadece insan, kilometrelerce yüzüp bisiklet sürüp sonra da kilometrelerce koşabilir. Gerçekten, insan vücudunun yapabildikleri hayal gücümüzle sınırlı. İşte bu noktada, çeşitli sporculara hayranım. Ve tabii ki de en sevdiğim insanlardan biri Oona Kivela !
O benim bir numaralı atletim. Bir numaralı sporcum. Bence pole art tarihinde gelmiş geçmiş en iyi sporcu. Olga Trifinova gibi şimdiden dünya klasmanında birinci olan 13 yaşında bir sporcu ve ve BendyKate gibi yeni parlayan harika sporcular olsa da Oona Kivela biriciktir, en iyidir. 1983 doğumlu olan Kivela, 9 yaşından itibaren profesyonel olarak jimnastik çalışmış. 25 yaşında New York'ta pole ile tanışmış ve bu daldaki inanılmaz potansiyeli görerek pole çalışmaya başlamış.

Kivela bu alana girdiğinde, Felix Cane takip ettiğim en iyi pole sanatçısıydı. Henüz bu pratik, pole dance olarak geçiyordu."Direk dansı" ile ilgili bazı olumsuz dogmaları nezdinizde düzeltmek isterim. En az 800 yıllık geçmişi olan bu pratik, ilk Hindistan'da erkek akrobatlar tarafından kullanılmaya başlamış. Şimdiki direklerden daha kalın ahşap direkler üzerinde bir grup erkek gösteriler düzenlermiş. Hatta, Mallakhamba; direk jimnastiği olarak çevrilebilecek bu pratik, 2013'te Hindistan'ın Madhya Pradesh eyaletinde yerel spor olarak kabul edilmiş. Zamanla Çin'de uygulanan bu spor 1800'lü yıllarda sirklere taşınmış, bu pratik 1900'lü yıllarda barlara taşınarak gece klübü ve strip tease kültürünün bir parçası olmuş. 2000'li yıllarda çeşitli sporcular tarafından potansiyeli anlaşılan bu pratik için uluslararası yarışmalar düzenlenmiş ve insanların gözündeki haksız kötü itibarı düzeltilmeye çalışılmış. 

Birkaç yıl öncesine dek pole dance olarak geçen bu pratik artık pole art olarak uluslar arası düzeyde itibarı olan bir spor dalı ve hatta performans sanatı olarak kabul görmekte. Filmlerde strep tease kültürünün parçası olarak gördüğüm bu pratik beni çok heyecanlandırmıştı. Son derece estetik kadın vücudu ile birleşince görsellik şahane. Tabii, bundan fazlası var. Ritmik jimnastik ve buz pateni olimpiyatlarını hayranlıkla izleyen biri olarak "direk dansı"nı ilk gördüğümde içindeki potansiyeli de fark ettim. Bu yüzden pole dance yarışmalarını duyunca, "işte bu" diye sevindim. Balerin Felix Cane, balenin kısıtlarından sıkılıp pole dance'e girince tabii ki ilk yarışmada dünya birinciliği kaçınılmaz oldu. Hala strip tease kültürünün etkileri yoğun olduğu için inanılmaz yüksek topuk, ufak soyunma gösterileri ve thong'lar mevcuttu. Ancak, kondisyon ve güç gerektiren bu spora erkeklerin el atmaması düşünülemez. Kadın performistlerle çok daha estetik görünse de erkek gücü ile yapılabilenler büyüleyici. Zaten kısa bir süre sonra çeşitli yaş gruplarındaki hem kadın hem erkek sporcular için olimpiyatlar düzenlenmeye başlandı.


Bu noktada ise Dmitry Politov'u yıllardır takip ediyorum ve sanki bir arkadaşım gibi sürekli yeni performanslarını izliyorum.Kendisinin de dediği gibi, koreografilerinde en önemli şey "akış" ( flow ). Oona tüm kareografilerini kendisi hazırlıyor ve artistik açıdan her kareografisi ayrı bir şaheser bence.

Oona'nın harika karakterini bu ropörtajda daha iyi görebiliriz:

Bu da Oona'nın bence en iyi performansıdır:

Oona'nın videolarını paylaştığı youtube sayfası:

Share this

0 Comment to "Oona Kivela ve Pole"

Yorum Gönder