
Aslında Fransız sanatçı Julie Maroh'un eseri olan "Adele'in Hayatı""Le bleu est une couleur chaude" isimli çizgi romandan uyarlanan bir film. Defalarca tekrar tekrar izlediğim, ilk izlediğimde salya sümük ağladığım, içimi sızlatan bir filmdi. Baş karakterlerin bitmek bilmeyen uzun sevişme sahnelerinde, yönetmenin kendilerinden ne istediği anlamadıkları ve kendilerini porno yıldızı gibi hissettikleri film. Bir daha Kechiche ile çalışmayız demişler.
Adele kendini tanımaya çalışırken henüz masum ve deneyimsizdir. Kendisinden hoşlanan erkek arkadaşını terk ederken kahrolmuştur, terk etmiştir, çünkü bu ilişkide kendini kandırdığını hissetmiştir. Halbuki bu, deneyimsiz bir ergenin olgunlaşma yolunda ilk adımıydı. Kendini ve dünyayı keşfettiği bu macerada bir an geliyor, "ait olmama" duygusu kapıyı çalıyordu.
Bahçede parti verdiklerinde (yani ben böyle yorumluyorum, belki yanlış düşünüyorumdur) İşte burda olgunlaşma süreci baltalanmaya başlıyordu. Miadının dolduğunu zannediyor, boşluğa düşüyor, bocalıyor, hata yapıyor ve salya sümük ağlıyor.

Sınıf arkadaşı onu öptüğünde bütün bir gün sevindirik gezmesi, ertesi gün kızı lavoboda tekrar öptüğünde arkadaşının dehşete kapılması, lezbiyen ilişkisi nedeniyle okuldaki tüm kızlardan kazık yemesi; dışlanması hep vurucu gerçekler; incitici olaylardı. Emma'nın son derece entellektüel arkadaşlarının memnun etmek için düzenlediği partide çabalaması, yine de kendini onlardan farklı hissetmesi... O sırada Emma'nın eski sevgililerinden birine yeniden ilgi duyduğunu ve kendisine yüz çevrildiğini hissetmesi; bu sırada arkadaki projektörden bir filmde Adele'in hislerine tercüman olan sahnelerin görülmesi...
Ben ilk karşılaşma sahnesini çok seviyorum. Adele dönüp tekrar tekrar bakıyordu Emma'ya tamamen büyülenmiş şekilde...
https://youtu.be/B2oTGaKkpdU
Emma ilk tanıştıkları dönemde onun portresini çizerken şöyle demişti " hoşuma giden bir ayrıntıyı alır ve onu kullanırım". Filmin sonunda Adele, katıldığı sergide hemen her eserde "alınıp kullanılan ayrıntı" olduğunu görüyor. Gerçekten yüreğim sızlamıştı.
0 Comment to "Blue is The Warmest Color"
Yorum Gönder