15 Mart 2016 Salı

Billie Holiday


Billie Holiday ismini ilk duyduğumda, ne önemi var acaba, diye düşünmüştüm. İnsanlar bu yorumcunun okuyuşunu neden bu denli takdir ediyordu?Summertime yorumunu dinlediğimde beğenmemiştim... 

Zamanla anladım ki, sigaradan koyulaşan bozulan sesine boğuk ve zorlu nefes alışlarına rağmen, şarkıları yorumlarıyla başka bir ruha büründürüyordu. My Man,  Gloomy Sunday daha sonra en çok sevdiğim ve defalarca dinlediğim şarkılar oldu.

Strange Fruits ise belki de tüm zamanların en şoke edici şarkısıydı. Yahudi bir öğretmenin, siyahilerin linç edilmesini belgeleyen bir fotoğrafını görmüş ve bundan çok etkilenerek Bitter Fruit şiirini kaleme almış. Pörtlemiş gözler ve tatlı güney rüzgarına rağmen aniden gelen şoke edici yanık et kokusunun insan vicdanını kırbaçladığı bu şiir, Holiday'in yorumuyla dile geliyor.  Siyahilerin katlinin henüz yeni son bulmakta olduğu bir dönemde bu eseri çıkıp okumak büyük bir cesaret istiyordu. Kendisi bile ilk okuduğunda bir hata yaptığını zannetmiş, endişe verici bir sessizliği ilk titrek alkıştan sonra bir alkış seli takip etmişti. 

You Don't Know What Love is ve I'm a Fool to Want You birbirine benzeyen yorgun bir sesle okuduğu şarkılardı. Hem berbat bir performansı, hem yılların sesini ve ruhunu yıpratışını kulaklarıma vuruyordu Beni kendi melankolisine sürüklüyordu.

Maalesef kötü ve yoksul bir çocukluk geçirmişti. Hatta geçinebilmek için annesi ile birlikte bedenini satmak zorunda kalmıştı. Erken yaşta fark edilmişti; ama, düşünün nasıl bir hayat hikayesi var ki alkol ve madde bağımlısı olan Holiday, 40 yaşında sizordan öldü. Nina Simon'un onunla ilgili "Billie Holiday bir ilaç bağmlısıydı, ben daha çok Maria Callas gibi bir divayım" dediğine inanmıyorum... İnanamam...

Share this

0 Comment to "Billie Holiday"

Yorum Gönder